31 Mart 2018 Cumartesi

FETÖ'cü general Sağır'a 12 yıl hapis

Sivas'ta, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimiyle ilgili soruşturma kapsamında tutuklu yargılanan eski Sivas Garnizon Komutanı Fatih Celaleddin Sağır, 12 yıl hapis cezasına çarptırıldı
Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) tarafından 15 Temmuz 2016'da gerçekleştirilen darbe girişiminin ardından tutuklanan Sivas eski Garnizon Komutanı Tuğgeneral Fatih Celaleddin Sağır'a silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 12 yıl hapis cezası verildi.
Sivas 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, "anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme" ile "silahlı terör örgütü kurma veya yönetme" suçlamalarıyla yargılanan ve Tokat T Tipi Cezaevi'nde tutuklu bulunan eski tuğgeneral Fatih Celaleddin Sağır ile avukatları katıldı.

Duruşmada ilk olarak tanıklar dinlenildi. Ankara'da tutuklu bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile duruşmaya bağlanan darbeci eski tümgeneral Mehmet Dişli, Sağır'ın devre arkadaşı olduğunu söyledi.

Genelkurmay'da çalıştığı dönemde Sivas'a Cumhuriyet Üniversitesi Ar-Ge birimine geldiğini ve Sağır'a da ziyarette bulunduğunu anlatan Dişli, "O zamanlar değişik üniversitelerle temas halindeydim. Bu kapsamda Cumhuriyet Üniversitesini ziyaret ettim. Bir projeyi incelemek için gelmiştim. Yapacağımız çalışma gizlilik içeriyordu. Sağır'la da bu ziyaretimde görüşmüştük." diye konuştu.

Tanık olarak dinlenilen AK Parti Sivas İl Başkan Yardımcısı İbrahim Kaynar da 15 Temmuz 2016 gecesi Sağır ile Valilikte bir arada olduklarını belirtti.

Sanık Sağır ile Valiliğe gelmeden önce telefonda konuştuğunu aktaran Kaynar, şunları kaydetti:

"Kendisine 'Komutanım ne oluyor?' diye sordum. Kendisi de bana 'Bir şey yok. Ben Valilikteyim' dedi. Sanık o zamanlar çok sakindi. 'Sıkıyönetim komutanı' olarak atanan birine göre gayet sakindi. Ben olsam bu kadar sakin kalamazdım. Daha sonra 'sıkıyönetim komutanı' olduğunu öğrendim. Ondan böyle bir şey beklemezdim. Bu yapıyla irtibatta olduğunu bilmiyordum."

Duruşmada diğer tanıkların da dinlenilmesinin ardından sanık Sağır'ın savunması istendi.

Sağır, savunmasında 15 Temmuz gecesi Sivas'ta darbeye yönelik herhangi bir hareketlilik olmadığını ileri sürerek, şu ifadeleri kullandı:

"O gece sakindim. Sivas'ta darbe teşebbüsü ve iştirak eden de olmadı. Tüm tedbirler alınmıştı. Sivas'ta bir kişinin bile burnu kanamadı. FETÖ üyesi değilim ve darbe teşebbüsünden haberim yoktu. Hayatım boyunca hiçbir silahlı ya da silahsız terör örgütü üyesi ya da yöneticisi olmadım. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Beraatimi istiyorum."

Mahkeme heyeti, Fatih Celaleddin Sağır'ın "anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme" suçundan beraatine, "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan ise 12 yıl hapis cezasına çarptırılmasına karar vererek, tutukluluk halinin devamına hükmetti.



30 Mart 2018 Cuma

İşte ilk defa yayınlanan darbe girişimi yazışmaları

15 Temmuz darbe girişimin kilit ismi firari Adil Öksüz’ün darbe hazırlıkları ilk kez ortaya çıktı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen FETÖ soruşturması kapsamında örgütün tutuklu mahrem imamı Bahadır Köroğlu'nun kimliği tespit edilemeyen bir başka mahrem imamla yaptığı ByLock yazışmaları deşifre edildi. 21 Ocak 2016'da yapılan yazışmalarda çarpıcı gerçekler ortaya çıktı. FETÖ'nün kriptolu haberleşme programında ilk kez darbe girişiminin firari imamı Adil Öksüz'ün adına yer verildi. Buna göre darbe hazırlıklarının başladığı Ocak 2016'da Amerika'da yapılan toplantıda yeni bir sistem oluşturulduğu belirtildi.

'TÜM DÜNYA KAMUOYU HAZIR'

Yazışmalara göre Adil Öksüz TSK imamlığına getirilirken yerine Akıncı Üssü'nde yakalanan sivil imam Kemal Batmaz'ın atandığı belirtiliyor. Rusya, ABD ve iç güçlerin Erdoğan'ın gitmesi için anlaştığını belirten FETÖ imamlarının darbe için dünya kamuoyunun hazır olduğu, 17- 25 gibi bir parça "mıncıklayıp bırakılmayacağı" kaydediliyor. Adil Öksüz'ün Genelkurmay'ın kara gücünü kullanacağı aynı zamanda havadan da destek sağlanacağı belirtiliyor.

'1 FÜZELİK İŞ'

Yazışmalarda Erdoğan kast edilerek bir füzelik iş olduğu ancak bunun yeterli olmayacağı o yüzden TSK'daki tüm unsurların devreye girerek bu işin külliyen halledileceğine vurgu yapılıyor. Yazışmaların bir bölümünde FETÖ imamlarının 17 -25 Aralık gibi darbenin başarısızlığa uğraması durumunda başlarına geleceklere ilişkin, "yani bu sefer başarısız olursa tam b…k yeriz" ifadesini kullandıkları görüldü.

GÜLEN'İN KOD ADI: 'DAYI'

Yazışmalarda Adil Öksüz için "eski molla yani tam şakirt" tanımlaması yapılırken, FETÖ elebaşı Gülen için ise firari savcı Zekeriya Öz'ün dediği gibi "Dayı" lakabının kullanıldığı dikkat çekti. Savcılık dosyasına giren ByLock raporunda örgüt içinde "Muhsin Fırat" kod adını kullanan Bahadır Köroğlu'nun kriptolu programdaki isminin ise, "Muhsin" olduğu belirtildi. Raporda "22329" ID numarasını kullanana Bahadır K. ile kimliği henüz tespit edilemeyen ve "6062" ID numarasını başka bir mahrem imam arasında geçen yazışmalarda darbe planlamasının açıkça konuşulduğu görülüyor.

İŞTE O YAZIŞMALAR:

6062: Havanın abisine Adil (Öksüz) beye eleman noktasında yardımcı olun demiş. Çok elemana ihtiyacı olacak demiş.

22329: Dayı ha vay be

6062: Abi başla birlikte tüm yetkileri aldı neredeyse (Adil Öksüz için)

22329: Abi analizde bir şey eksik kalıyor. Eğer münferit birkaç olayla olacaksa bu işin karadaki değişikliğe gerek yok. havayla halleder.

6062: Karasız olmaz abi.

22329: Yok karanın gkurmay gücünü kullanacaksa bu iş külli olacak demektir. Çözüm belli bu iş külli. Parazite bir sivrisinek ilacıyla bitmez mi olay.

6062: abi hata payı yok.


22329: 17-25 gibi bir parça mıncıklayıp bırakmayın küllen halledin diyor değil mi…

6062: yani teşebbüs başarısız olursa bu sefer tam b.k yeriz o yani.

22329: abi teşebbüs niye başarısız olsun ki ama dediğiniz gibi külli hareket olayı hepten bataklığı kurutur.

22329: sizce yapar mı dayı bunu. Dahası ülke kaldırır mı?

6062: başka yol var mı ki

22329: niye bir füzelik iş… (Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, Erdoğan kastediliyor)

22329: geçen bir mesaj geldi. ABD, Rusya ve iç güçler anlaştı gitmesinde diye (Erdoğan için)

6062: abi adam sömestrden sonra okullara da el koyacakmış… hiç bir şey kalmadı… bir şey olması lazım artık

22329: ama genele dağılması lazım olayların.

6062: abi g.doğu ortada, işid ortada. Aslında hemen hemen ortam var. az gayretle bu iş olur bence:) (gülüyor)

22329 var da abi insanların umurunda değil.

6062: İnsanları boşver abi dünya kamuoyu önemli.

22329: Dünya tamam bence, sıkıntı olmaz. neyse hayırlısı abi havanın denizin başına kim geçmiş.

6062: hava alttan, denizi bilmiyorum.

22329: istanbuldaki mi (Kemal Batmaz kastediliyor), beraberdik ABD'de.

6062: evet

22329: ya bu havacılar gerçekten 5'lik (FETÖ'nün puanlama sistemi) oluyor abi. Eğer şu karayı dediğiniz gibi dağıttıysa çok güzel olmuş. Yeni sistemde hepsinin başına aynı zamanda karanın mı?

6062: Galiba

22329: nasıl bir adam bari iyi mi abi Adil

6062: molla

22329: ciddi misiniz

6062: eski molla yani… şakirt biri ismi gibi inş.


29 Mart 2018 Perşembe

Hain darbe girişiminin pilotundan kan donduran itiraf

15 Temmuz darbe girişimi sırasında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi kavşağını bombalayan F-16 pilotu olayla ilgili ablasına şok itiraflarda bulundu
Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimi sırasında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi kavşağını bombalayan F-16 pilotu sanık Müslim Macit, cezaevinde görüştüğü ablasına itiraflarda bulundu. Mahkemedeki savunmasında, 15 Temmuz akşamı uçmadığını iddia eden Macit'in, ablasına Cumhurbaşkanlığı Külliyesi kavşağını bombaladığını, bu nedenle çok sayıda vatandaşın şehit olduğunu anlattığı ifade edildi.

Macit ile ablasının cezaevindeki görüşmesine ait tutanak, Sincan Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü tarafından Akıncı Üssü davasının görüldüğü Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi. Tutanağa göre, darbe girişimine ilişkin bildiği her şeyi mahkemede anlatacağını belirten Macit, ablasının tepkisiyle karşılaştı. Ablası, eşinin böyle bir şey yapmamasını istediğini Macit'e aktararak, avukatın yönlendirmesini dikkate alması gerektiğini belirtti.

"ASIL HEDEF JANDARMADAKİ KALABALIK"

Darbecilerin komuta merkezi Akıncı Üssü'nden havalandıktan sonra Ankara'nın üzerinde uçtuğunu kaydeden Macit, asıl hedefin Jandarma Genel Komutanlığı karargahı önünde darbecileri protesto eden vatandaşlar olduğunu ifade etti. Hedefleri tam olarak anlayamadığı için bu bölgeye yakın Külliye kavşağını vurduğunu dile getiren Macit, bombalama anını tutanağa göre, ablasına şöyle anlattı:

"İzlerken ne gördüm biliyor musun? O gün çok rahatlamıştım. Bu şeyler var ya 15 Temmuz'da gösteriler, şey yapıyorlar işte... 'Allah' dedim, onların öyle olmasını istedi. Başka bir şeyim yok. Vebalim varsa bu dünyada şey yapmaya çalışacağım. Şimdi caminin önünü tarif ediyor ya sürekli duymuşsunuzdur. Orada küçük bir cami daha var abla, izlerken onu fark ettim. Şimdi 20 bin feette olduğum için ne insanları ne de küçük camiyi görüyorum.

Asıl Jandarma Genel Komutanlığı'nın şeye toplanmış yüzlerce insanla dolu. Asıl (vurulmasını) istedikleri yer orasıymış. Çünkü diğer (vurulan) köprülü kavşakla orası çok yakın. Onu zaten bulamadığım için şey yapmadım. Eğer orayı anlamış, (bombayı) oraya atmış olsaydım, daha çok insan ölecekti. Yukarıda görebildiğim büyük caminin önündeki boş araziye atmıştım. İnsanlar geri çekilmeye başladı. Yani kaçanlar var. Diyor ki (Temas halinde olduğu darbeciler) 'bir daha ki şey bize gelmesin, yakın olur. Biz uzaklaşıyorduk, ikinci bomba yanımıza düştü.' Şehit, öleni, Allah bir şekilde onları denk getirerek orada olmasını istedi galiba."

Tutanağa göre, Macit, Jandarma Genel Komutalığı önündeki kalabalığı bombalaması durumunda şehit sayısının daha çok olacağını belirterek, "Yani diğer türlü olsa daha çok kişi olacak. Belki Allah onların şey olmasını istedi, bilmiyorum." dedi.

ŞEHİTLER İÇİN KEFARET ORUCU TUTACAKMIŞ

Tutanakta, Macit'ten bombalama sonucu şehit olanları düşünmemesini isteyen ablası da "Düşünme artık, o kadar da çok inceleme. Bakalım yani kardeşim, fazla düşünme, sabırlı ol eğer çok incelersen olmaz Müslim. Azıcık elini salla, oldu bir kere, olmasaydı iyiydi ama oldu. Böyle üstünde durmanın gereği yok." telkininde bulundu.

Macit'in şehit ettiği vatandaşlar için kefaret orucu tutacağını söylemesi üzerine ablasının, "Ya sen, o denilenlere bakma kardeşim" karşılığını verdi. Macit de ablasına "Ama Kur'an'da yazıyor, denilen değil." ifadesi de tutanakta yer alıyor.

Ablasının şehit sayısını kastederek "13-15 dediklerine bakma." ifadesi de tutanakta yer aldı.

DARBE GİRİŞİMİNDEN HABERİ VARDI

Ablasıyla arasında bu diyalog geçen Macit, 27 Şubat 2018'de Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yaptığı savunmasında, olay gecesi uçuş yapmadığını, uçak ve kule arasında yapılan telsiz konuşmalarının ise kendisine ait olmadığını iddia emişti.

Darbe girişimiyle ilgili, "Ben bu esnada bizim, yani hizmet hareketinin, cemaatin darbe yaptığımızı biliyordum" ifadelerini kullanan sanık pilot Macit'in, darbe girişimi esnasında, sanıklarından Akın Öztürk'ün damadı eski yarbay Hakan Karakuş ile 16 Temmuz sabahı saat 06.15'te yaptığı ve inkar ettiği telsiz konuşmasında şu ifadeler yer almıştı:

" - (Macit) Aslan 6: Filo, Aslan 6

- (Karakuş) Kule: Aslan 6, filo, devam edin- Aslan 6: İstenen vuruş noktaları tekrar eder misiniz

- Kule: Yol kavşağı, cami önü

- ASLAN 6: Bana verilen koordinatın mutabık mıyız

- Kule: Mutabık

Saat 06.16

- Aslan 6: Hepsine tek tek atış gerçekleştireceğim

- Kule: Mutabık, üç tane

- Aslan 6: Üç tane alındı

- Kule: Üç tane alındı

Saat 06.19

- Aslan 6: Yol kavşağı ve cami önü tamamlandı, koordinatın batısında herhangi bir noktaya mı

- Kule: Bir şey yoksa atmayın- Aslan 6: Söylenen iki hedef başarıyla vuruldu

- Kule: Anlaşıldı, ellerinize sağlık"

MACİT'İN EK İFADESİNDE DE İTİRAF ETTİ

Soruşturma aşamasında savcıya verdiği ek ifadede Külliye bölgesini bombaladığını kabul eden Macit, "İlk ifademde savcı beye uçmadığımı söylemiştim ancak darbe girişiminden sonra 14 gün dışarıda kaldım. Dışarıda televizyon izlediğimde haberlerde benim attığım bomba ile insanların öldüğünü öğrendim. Bunu kimseye söyleyemedim." ifadelerini kullandı. Macit, soruşturma aşamasındaki bu itiraflarını, mahkeme huzurunda inkar etti.

Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı'na verdiği ifadede FETÖ ile nasıl tanıştığını, Hava Harp Okulu yıllarında örgüt ile olan ilişkisi, mezuniyet sonrasındaki ilk görev yerindeki irtibatlarına ve ilişkilerine dair beyanda bulundu.

Kurmaylık sınavları sorularının kendisine önceden verildiğini ve bu sayede sınavı kazandığını itiraf eden Macit, 15 Temmuz 2016 öncesinde FETÖ üyeleriyle yaptıkları görüşmeleri, 15 Temmuz gecesi ve ertesi sabah yaşananları anlattı.

"VERDİĞİMİZ EMEĞİN KARŞILIĞINI ÖDEYECEKSİN"

Darbe girişiminden bir gün önce gece 23.30 sularında Akıncı davası sanıklarından Adem Kırcı'nın kendisine "Çavur Binbaşı not bırakmış, sen, ben ve Mehmet Çetin Kaplan ile görüşmeye gideceğiz." şeklinde mesaj çektiğini bildiren Macit, "Üçümüz birlikte Mehmet Fatih Çavur'un lojmandaki evine perşembeyi cumaya bağlayan gece gittik. İlk başta evde eşi yoktu. Çocukları da uyuyordu. 'Yarın üste çok farklı bir harekat olacak, üs kalabalık olacak. Merkez burası olacak, dışarıdan asker olarak katılacak birlikler de olacak. Katılmak ister misiniz? Siz bugüne kadar bunlar için yetiştirildiniz. Verdiğimiz emeğin karşılığını ödeyeceksiniz. Ben bugüne kadar savaşvari günler olmasını bekliyordum. Vatan için bunu yapmamız gerekiyor. Bunu bilen 5 kişi var, bugün de siz öğrendiniz. Üs komutanın da haberi yok.' dedi. Diğer 5 kişiyi söylemedi." ifadelerini kullandı.

Macit, "Olay günü Hasan Hüsnü Balıkçı'nın 'Hükümetin bizleri tek tek görevden uzaklaştıracağını, hatta birkaç generalin alındığını, bu işi yapmamız gerektiğini' söylemesi nedeniyle eylemin darbe olduğunu anladım." iddiasında bulunarak "çok pişman olduğunu" ileri sürdü.

Darbe girişiminden sonra 14 gün boyunca firar eden Macit, izlediği haberlerde attığı bombalarla insanların öldüğünü öğrendiğini ancak bunu kimseye anlatmadığı iddiasında bulundu.




16 Mart 2018 Cuma

Darbe girişimi davasında 5 sanığa müebbet hapis

Darbe girişiminde Tuzla Piyade Okulu'ndaki faaliyetler ve eylemlere ilişkin davada 5 sanık ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz'daki  darbe girişimi öncesinde ve sırasında Tuzla Piyade Okulu'ndaki faaliyetler ve  eylemlere ilişkin 29'u tutuklu 40 sanığın yargılandığı davada mahkeme, 5 sanığı  "Anayasayı ihlal"  suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı.  İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri Ceza İnfaz Kurumu  Yerleşkesi karşısında yer alan binanın büyük salonundaki duruşmada, sanıkların ve  avukatlarının esas hakkındaki mütalaaya karşı beyanları ve talepleri alındı.

Söz alan sanıklar haklarındaki suçlamaları reddederek, tahliyelerini  ve beraatlarını istedi.Kararını açıklayan mahkeme heyeti, 5 sanığa "Anayasal düzeni ortadan  kaldırmaya teşebbüs" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi.Ayrıca 6 sanığı "terör örgütüne üye olmak" suçundan 6 yıl 3 ay ile 8  yıl 1 ay 15 gün arasında değişen oranlarda hapis cezasına çarptıran heyet, 10  sanığın ise dosyasını ayırdı. Mahkeme, 19 sanığın tüm suçlardan beraatına, 13 sanığın tahliyesine  hükmetti.