21 Ağustos 2018 Salı

Harp Akademileri davasında karar çıktı

Harp Akademileri'ndeki darbe faaliyetlerine ilişkin davada, 35 sanık ağırlaştırılmış müebbet, 67 sanık da müebbet hapis cezasına çarptırıldı.

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Harp Akademileri Komutanlığı'ndaki faaliyetleri ile dönemin Akademi Komutanı Korgeneral Tahir Bekiroğlu'nun kaçırılarak cezaevine konulmasına ilişkin, biri firari 126 sanığın yargılandığı davada, "anayasayı ihlal" suçundan 35 sanığın ağırlaştırılmış müebbet, 67 sanığın ise müebbet hapis cezasına çarptırılmasına karar verildi.

İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi karşısındaki binada yapılan 51. duruşmada, Mahkeme Başkanı Kemal Selçuk Yalçın 142 sayfalık kararı yaklaşık 2 saatte okudu.

Mahkeme heyeti, "anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçundan 35 sanığa ağırlaştırılmış müebbet, 67 sanığa ise müebbet hapis cezası verilmesine hükmetti.

Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan sanıklar arasında dönemin Kara Harp Akademisi Komutanı Tümgeneral Selim Mert ile diğer tümgeneraller Hasan Nevzat Taşdeler, Recep Yüksel ve eski pilot üsteğmen Kerime Yıldırım da yer alıyor.

Mahkeme heyeti, 23 sanığın ise "anayasayı ihlal" suçundan beraatine karar verdi. Bu sanıklardan 10'u farklı suçlardan değişen oranlarda hapis cezasına mahkum edildi.

Ayrıca bazı sanıklar, "kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak", "haksız arama", "nitelikli yağma" suçlarından değişen oranlarda hapis cezasına çarptırıldı.

Duruşmada, firari sanık eski binbaşı Zafer Özleblebici'nin dosyasının ise ayrılmasına hükmedildi.

7 Ağustos 2018 Salı

FETÖ'nün darbe girişimine ilişkin yeni görüntüler ortaya çıktı

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimi esnasında Etimesgut'taki Zırhlı Birlikler Okulu ve Eğitim Tümen Komutanlığında yaşananlara ilişkin yeni görüntüler ortaya çıktı.

http://www.borsagundem.com/video-galeri/fetonun-darbe-girisimine-iliskin-yeni-goruntuler-ortaya-cikti-video/1333079

6 Ağustos 2018 Pazartesi

Erdoğan'ın talimat verdiği müze için ilk kazma vuruldu

Beştepe'deki Şehitler Abidesi'nin yanına inşa edilecek 15 Temmuz Müzesi için Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından ilk kazma vuruldu
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 15 Temmuz darbe girişiminin ardından yapılması talimatını verdiği Beştepe 15 Temmuz Müzesi için ilk kazma vuruldu. Müze, Cumhurbaşkanlığı’nın karşısındaki Şehitler Abidesi’nin yanındaki alana inşa ediliyor.

250 ŞEHİT İÇİN ÖZEL BÖLÜM

15 Temmuz gecesi yaşananlar, modern müzecilik teknikleriyle anlatılacak. Hazırlanacak özel alanda bazı ışık ve ses efektleri, görüntüler de kullanılacak. Müzede, 15 Temmuz gecesi darbecilere karşı koyarken şehit olan 250 vatandaş için de özel bölümler hazırlanacak. 250 şehidin hayat hikayelerinin de anlatılacağı müzede, şehit ve gazilerin bazı özel eşyaları, 15 Temmuz gecesi zarar gören bazı araçların da sergilenmesi planlanıyor.

TERÖR ÖRGÜTLERİ KUKLALARLA ANLATILACAK

Müzede, Türkiye’nin yıllardır mücadele ettiği terör örgütleri de özel bir alanda anlatılacak. FETÖ, PKK-PYD/YPG, DEAŞ kuklalarla sembolize edilecek. Müze içerisindeki sergi alanlarında Erdoğan’ın sık sık vurguladığı “tek millet, tek vatan, tek bayrak, tek devlet” ilkesi vurgulanacak.

YEŞİL ALANLA UYUMLU TASARLANDI

Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılacak müze, proje alanındaki yeşil alanla uyumlu bir şekilde tasarlandı. Kapalı alanları zemin altında planlanan müze, daha çok açık alanlardan oluşacak. Ağaçlar arasında yapılacak yürüyüş yollarında 15 Temmuz ile ilgili çeşitli sunumlar yapılacak. Müzenin, 15 Temmuz darbe girişiminin 3. yıldönümüne açılışının yapılması hedefleniyor.

5 Ağustos 2018 Pazar

Şehit Erol Olçok davasında gerekçeli karar tamamlandı

İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi 15 Temmuz Şehitler Köprüsü davasına ilişkin gerekçeli kararını tamamladı. Köprüdeki katliam emrini veren iki eski subay tüm şehitlerin ölümünden sorumlu tutuldu.
15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nde aralarında reklamcı Erol Olçok ve oğlu Abdullah Tayyip Olçok'un da bulunduğu 34 kişinin şehit olduğu olaylara ilişkin 133'ü tutuklu, 143 asker hakkında açılan davada geçtiğimiz ay karar çıktı. İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen kararda, ikisi 35 kez olmak üzere 72 sanık ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırıldı. 22 sanığı da "Anayasayı ihlal suçuna yardım" suçundan 17 yıl 6'şar ay hapis cezasına çarptıran mahkeme, 44 sanığın ise beraatlarına karar verdi. Mahkeme gerekçeli kararın yazımını tamamladı.

Gerekçeli kararda özellikle köprüde katliam talimatı veren eski Yarbay Turgay Ödemiş ve eski Binbaşı Ahmet Taştan'ın tüm şehitlerin vefatından sorumlu tutuldukları ve 35 kez ağırlaştırılmış hapse mahkum oldukları kaydedildi. İki eski komutanım katliamı nasıl gerçekleştirdiklerine ilişkin detaylı açıklamalarda bulunuldu.

44 sanığın beraat edilmesiyle ilgili önemli ayrıntılar yer alırken, 44 sanığın neden beraat ettiği tek tek anlatıldı. Hatice Tül Kübra Çiftçi ile Safiye Bayat isimli müştekilerin köprüde bulunan ön saftaki askerlerin yanına gidip 'Darbe yapıyorsunuz teslim olun' şeklindeki uyarısına dikkat çekilen gerekçede bu uyarıdan önce ve sonra askerlerin nasıl davrandığı incelenerek hüküm verildiği vurgulandı.

İFADELER DOĞRULADI

Gerekçeli kararda Şehitler Köprüsü'ne giderken yolda teslim olan 1 tankın içerisindeki personeller ele alındı. Tankta yer alan 5 sanığın darbe girişimine fonksiyonel bir katkıda bulunmadıklarının tanık polis ve vatandaşların ifadeleri ile ortaya çıkarıldı.

KÖPRÜYE GİTTİKLERİNİ ANLADILAR

Gerekçeli karara göre tankın araç komutanı Yunus Emre Köse ile diğer 4 sanık siber saldırı olduğu iddiasıyla kışladan çıktılar. 4 sanıktan Mustafa Bulut darbe girişiminden telefonu aracılığıyla haberdar oldu ve tank komutanı Yunus Emre Köse'ye haber verdi. Bunun üzerine bölük komutanı ile yapılan telsiz konuşması üzerine Boğaziçi Köprüsü'ne gittiklerini anlaşıldı.

TESLİM OLDULAR

Bu süreçten sonra aralarında konuşarak ilk gördükleri polis noktasında teslim olmayı kararlaştırdılar. Bu karar uyarınca Göztepe Köprüsü yakınlarındaki sivil araç sürücülerinden önlerini kesmelerini istediler. Yakınlarına gelen 2 polis memuruna kendilerini teslim almaları gerektiğini söylediler. Polis memurları da 5 şüpheliyi kontrol altına alarak emniyete götürdü. Gerekçeli kararda 5 sanığın da darbe girişimini anladıkları andan itibaren polislere teslim olma istekleriyle anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs eylemini işlemedikleri, böylece darbe suçunun oluşmadığı vurgulandı.

Beraat eden 14 askerin de ateş ettiklerine ilişkin ne bir kriminal raporun, ne görüntü ne de herhangi bir beyanın olmadığı anlatıldı. Gerekçeli kararda bu 14 sanığın darbeye iştirak veya yardım ettiklerine dair herhangi bir delile ulaşılamadığı ifade edilerek darbe suçundan beraat ettiklerine değinildi. Beraat eden 2 askeri araç sürücüsünün de sadece verilen emirlere riayet ederek yola park ettikleri, iki sanığın da sivil kıyafetli olmaları ve silahlı olmamalarının darbe girişimine iştirak etmediklerini gösterdiği dile getirildi.

MÜHİMMATSIZ ÇIKTILAR

Köprüye ilerleyen ZPT'de bulunan 2'si rütbeli 4 sanığın ise darbeden haberdar olmaları halinde kışladan mühimmatsız olarak ayrılmalarının mümkün olmadığı ifade edilen gerekçeli karara göre, sadece bir kutu mühimmatla çıkış yapan sanıkların darbeyi bilmeyerek kışladan ayrıldıkları ifade edildi. Sanıkların savunmalarının eylemleriyle uygunluk gösterildiği vurgulanan kararda, özellikle 2 rütbelinin kendilerini köprüdeki vatandaşların şehit olmasına neden olan komutan Ahmet Taştan'ın kontrolünden uzakta tuttuğu, tüm personellerinin silahlarını topladıkları, tuvalet ihtiyacı harici erlerin dışarı çıkmasını engelledikleri anlatıldı.

UYARILMADAN ÖNCE ATEŞ ETMİŞLER

O gece köprüde olan ve beraat eden 9 er'in de darbe teşebbüsünü davanın müştekilerinden Kübra Hatice Çiftçi ve Safiye Bayat'tan öğrendikleri, öncesinde havaya ateş ettikleri ifade edildi. Sanıkların bir çoğunun mühimmatsız bir şekilde araçta beklediği, bir kısmının silahının olmadığı, komutanları sanık Sezai Engin'in talimatıyla tanka bindirildikleri belirtildi.

1 erin tankta doldurucu olarak görevlendirildiği, darbeyi bilerek gittiğine dair delilin elde edilemediği anlatılan gerekçeli kararda, sanığın tank içerisinde pasif olarak beklediği ve suç kastı olmadığı yönünde vicdani kanaat oluştuğu anlatıldı. Diğer beraat eden 1 er'in de aynı şekilde tankta doldurucu olduğu, tankın hiç ateş etmediği kaydedildi. Diğer beraat eden askerlerin de darbe girişimine katkı sağlayacak şekilde bir eylemlerinin bulunmadığı dile getirildi. Beraat eden bir Hava Harp Okulu öğrencisinin ise köprüden kaçarak darbecilerle birlikte hareket etmediği gerekçeli kararda yer aldı.

1 Ağustos 2018 Çarşamba

Darbe girişimi soruşturmasında kritik tespit

FETÖ/PDY’nin 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimini Akıncı Üssü’nde yöneten sivil imamlardan Hakan Çiçek’in, telefon hattının ilk kez Pensilvanya’da kullanıldığı ortaya çıktı
Darbe girişiminin ardından soruşturmanın merkezi olan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu ve Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nce, darbecilerden ele geçirilen dijital dokümanların incelenmesi için 12 kişilik özel ekip kuruldu. Bu ekibin çalışmaları sonucu Akıncı Üssü çevresindeki arazide bulunan, örgütün sivil imamlarından Kemal Batmaz ile Hakan Çiçek’e ait olduğu belirlenen cep telefonlarında, darbe girişiminin emir ve talimatının FETÖ elebaşı Gülen tarafından verildiğine yönelik delillere ulaşılmıştı. Bu kayıtlarda Çiçek’in, ’Eczacı Abdi’ kod adlı firari örgüt üyesi Abdullah Bayram ve telefonunda ’Hkn Ada Avukat’ olarak kaydedilmiş olan firari örgüt üyesi Hakan Serbest aracılığıyla Gülen’le, cep telefonundan çeşitli programlarla bağlantı kurduğu belirlenmişti.

PENSİLVANYA’DA OLDUĞUNU BELİRLEDİ

Savcılık, Ankara 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde Akıncı Üssü davasında yargılanan Hakan Çiçek’in, kullandığı telefon hattının 7 Mart 2016 yılında aktive edildiği belirledi. Çiçek’in telefonunun incelemesi sonucu oluşturulan raporda, "03.07.2016 tarihinde saat 00.02.36’da ve diğeri aynı gün 00.02.35’de ABD ülkesi Pensilvanya eyaletinde terör örgütünün merkezi olarak kullanılan ve örgüt elebaşı Fetullah Gülen ile merkez komitenin barındığı binaya ait koordinatlar olduğu, yine o anda çekilen fotoğraf ve video dosyalarının da aynı yeri gösteren koordinatlarla eşleşerek kaydedildiği tespit edilmiştir. Buradan da sanığın ele geçirilen cep telefonu ilk olarak ABD ülkesi Pensilvanya eyaletinde terör örgütünün merkezi olarak kullanılan ve örgüt elebaşı Fetullah Gülen ile merkez komitenin barındığı çiftlik evinde aktive edildiği anlaşılmıştır" tespitine yer verildi.

DARBE GİRİŞİMİNDEN ÖNCE ’MASAL KAFE’DE

Telefon incelemesinde Çiçek’in, 25 Haziran 2016’da örgüt üyelerinin sık sık gittiği Pensilvanya’daki ’Masal Kafe’ adlı yerde olduğu belirlendi. Raporda, Çiçek’in ABD’de bulunduğu farklı yerler ve ABD’ye giderken kullandığı Atatürk Havalimanı’ndan da koordinat bilgileri yer aldı. Savcılık, elde edilen bu bilgileri, Çiçek’in yargılandığı Ankara 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdi. Çiçek, mahkemede verdiği ifadesinde darbe girişimi ile ilişkisi olmadığını, 15 Temmuzgünü Akıncı Üssü’ne, sahibi olduğu okula öğrenci bulmak için gittiğini söylemişti.