24 Ocak 2020 Cuma

Eski MİT'çiden FETÖ elebaşına kumpas mektubu

Savcılığın, eski MİT'çi Barıner'i kaçırmaya teşebbüsten tutuklanan eski MİT'çi Altaylı hakkındaki iddianamesinde çarpıcı bilgiler yer aldı. Altaylı'nın bilgisayarından Gülen'e hitaben yazılmış İlker Başbuğ'u tehdit gösteren mektup çıktı
Genelkurmay eski Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, emekli olduktan sonra FETÖ’nün kumpas davasında tutuklandı. Ergenekon Davası’nda müebbet hapse mahkum edilen Türkiye Cumhuriyeti’nin 26. Genelkurmay Başkanı Başbuğ, 26 ay cezaevinde kaldıktan sonra tahliye edildi. Ergenekon kumpası deşifre olunca Başbuğ hakkındaki dava düştü. Genelkurmay Başkanı’na nasıl kumpas kurulduğu ise Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturmayla ortaya çıktı.

Savcılığın, eski MİT'çi Mehmet Barıner'i yurt dışına kaçırmaya teşebbüs ettiği gerekçesiyle tutuklanan eski MİT mensubu Enver Altaylı hakkında hazırladığı iddianamede çarpıcı bilgiler yer aldı. Altaylı'nın bilgisayarından Fetullah Gülen'e hitaben yazılmış mektup çıktı.

Altaylı, 2008 tarihli mektubunda “Muhterem Efendim” dediği Gülen'e, Başbuğ'un Genelkurmay Başkanı olmasına ilişkin bilgi veriyor ve “Yeni Genelkurmay Başkanı'nın zatı alinize ve yapılan hizmetlere bakışı son derece menfidir (olumsuz). Görev başlar başlamaz, bana bir dostumun sayılarının 7 olduğunu söylediği bazı generalleri yakın takip ve dinlemeye alınmaları konusunda verdiği talimat son derece üzücüdür.7 generalin izlemeye alınmalarının gerekçesi zatı alilerinize taraftar oldukları iddiasıdır” ifadesini kullanıyor.

Altaylı bir başka mektubunda ise kumpas davasında tutuklanan ve cezaevinde şüpheli biçimde hayatını kaybeden eski MİT'çi Kaşif Kozinoğlu'na yönelik hedef gösteren ifadeler kullanıyor. Altaylı, “Şenkal Atasagun'un Özbekistan görevlisi olarak çalışan Kaşif Kozinoğlu, terfi ettirilmiş ve merkezi Taşkent'deki Orta Asya İstihbaratının başına getirilmiştir. Okulların kapatılma sürecinde en büyük ihanet payı, adı geçen bu şahsa aittir” diyor.

Altaylı, MİT'in de FETÖ iltisaklı 20 personelini izlemeye aldığını ve bu işin arkasında Kozinoğlu'nun olduğunu belirterek, “Başbakan, Müsteşar nezdinde teşebbüste bulunarak, Kozinoğlu'nun etkisiz hale getirilmesini ve 20 görevliyle ilgili izlemenin durdurulmasını temin edebilir. Ancak Başbakan'ın böyle bir inisiyatif kullanacağı kanaatinde değilim” diyor.

Eski MİT Mensubu Enver Altaylı ve damadı Metin Can Yılmaz, darbe girişimi sonrasında FETÖ'den ihraç edilen eski MİT mensubu Mehmet Barıner'i, yurt dışına kaçırmaya çalıştıkları iddiasıyla Ağustos 2017'de FETÖ'den tutuklanmıştı.

İddianamede Altaylı'ya “casusluk ve örgüt yöneticiliği” suçundan 35 yıla kadar hapis cezası verilmesi istendi. (Sözcü / Asuman Aranca)

FETÖ'cü eski MİT'çinin CIA bağlantısı ortaya çıktı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın iddianamesinde, Enver Altaylı’nın darbe girişiminden 2 gün önce Türkiye’ye geldiği kaydedildi. İddianamede Altaylı'nın hassas bilgileri dezenforme ederek, CIA bağlantılı kişilere servis ettiği belirtildi
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, eski MİT personeli Enver Altaylı'nın da arasında bulunduğu 4 şüpheli hakkında yürüttüğü FETÖ soruşturmasında CIA bağlantılarına ulaşıldı.

Altaylı'nın devlet güvenliği açısından çok hassas sayılabilecek bilgileri dezenforme ederek, CIA bağlantılı kişilere servis ettiği kaydedilen iddianamede, “Şüphelinin bağlantılı olduğu ülkelerin ve devletlerin çıkarları doğrultusunda Türkiye Cumhuriyeti'nde destabilizasyon, dezenformasyon, kara propaganda ve soğuk savaş metotlarını kullanarak ülkede kaos ortamı oluşturacak nitelikte faaliyetler yürüttüğü” aktarıldı. İddianamede Altaylı'nın çok sayıda CIA mensubu ile ilişki kurduğu da vurgulanarak, Türkiye'de CIA adına görev yapmış Ruzi Nazar ve Duanne Claridge'e hayranlık duyduğu ve etkisinde kaldığı ifade edildi. Altaylı'nın CIA'nın eski Orta Amerika şefi Alen Fiers ile 53 kez telefonla görüştüğü iddianamede yer aldı.

İÇ KARIŞIKLIK PLANLARI

15 Temmuz'dan iki gün önce Ankara'ya geldiği belirlenen Altaylı'nın darbe girişiminden 4 ay önce de iç karışıklık ve halkı ayaklandırmaya yönelik faaliyetler yürüttüğü iddianamede yer aldı. İddianamede, şüphelinin 18 Şubat 2016'da Türkiye'de bir askeri darbe ortamı hazırlanmasına yönelik rapor hazırladığı ifade edildi. Altaylı'dan ele geçirilen dokümanlar içinde “A Search for Truth-Gerçeği Aramak” isimli bir rapor olduğu, bu raporun ayrıntılı zaman çizelgesi bölümünde ise darbe girişiminin gerçekleştiği önemli yerlerin, harita üzerinde işaretlendiği ifade edildi.

Eski MİT'çi Altaylı'da bulunan dokümanlar arasında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ‘Hedef olarak tespit edildiği'ne ilişkin belge ve 15 Temmuz gecesi kaldığı Marmaris Koyu'nun haritası da çıktı. (Sözcü)


FETÖ'cü Altay MHP'ye başkan olacakmış

FETÖ'cü eski MİT elemanı Altaylı hakkındaki iddianamede siyasetteki izleri de ortaya çıktı. Her parti ile teması olan Altaylı, FETÖ elebaşına yazdığı mektupta MHP Başkanı olmasını Bahçeli, Bölükbaşı ve Atasagun'un engellediğini ifade ediyor
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın eski MİT görevlisi Enver Altaylı soruşturması hakkında hazırladığı iddianame, bu kişinin her siyasi parti ile olan ilişkilerini ortaya koydu. İddianameye göre darbe girişiminden 2 gün önce Ankara'ya giden Altaylı, 15 Temmuz akşamı AKP Milletvekili Mücahit Arslan (Ali İhsan Arslan) ve AKP Sözcüsü Ömer Çelik'in danışmanı Furkan Torlak ile görüştü. Bir belgeye göre Altaylı, AKP Ankara il teşkilatı yöneticisi İntikam Barış Yıkılmaz'a, “Hafta içi Ankara'ya gelmeyi düşünüyorum, bomba bilgilerle…” mesajı gönderdi.

Altaylı'nın, FETÖ elebaşına gönderdiği mektupta, eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e danışman olması için tavsiyede bulunmasına teşekkür ettiği görülüyor. Süleyman Demirel, Turgut Özal, Alpaslan Türkeş gibi isimlere danışmanlık yaptığını da açıklıyor. Demirel ile görüşüp kendisine bir rapor verdiğini de anlatan Altaylı, Gül dönemini kastederek “Kayseri Milletvekili Taner Yıldız ile görüştüm. Cumhurbaşkanı nezdinde görev almam konusundaki gayretlerinize teşekkür ederim ama olmadı. Devlet Bahçeli, Deniz Bölükbaşı ve Şenkal Atasagun engelledi. İftira kampanyaları olmasa, MHP lideri olmam da kuvvetle muhtemeldi'' diyor.

CHP VE BBP'YE DE SIZMIŞ…

İddianamede, Kemal Kılıçdaroğlu'nun danışmanı Rasim Bölücek'in, Altaylı ile ilişkilerine de yer verildi. Altaylı'nın cep telefonundan, Bölücek'in ABD'de bulunan FETÖ üyesi Şakir Şen isimli bir kişiyle yaptığı mesajlaşmalara ilişkin görüntüler çıktı. İddianamede BBP eski Adana Milletvekili Orhan Kavuncu'nun da Altaylı'ya tutuklanmasından sonra düzenli biçimde para gönderdiği ifade edildi. (Sözcü)

FETÖ'cü MİT elemanı Altaylı Türkiye'yi ABD'ye şikâyet etmiş

Eski MİT’çi Altaylı'nın tüm bağlantıları tek tek ortaya dökülüyor. Altaylı’nın cep telefonundan, Trump’un eski Ulusal Güvenlik Danışmanı Flynn’e yazdığı mektup çıktı. Altaylı mektubunda, 15 Temmuz darbe girişimini “komplo” diye nitelendiriyor
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, eski MİT personeli Enver Altaylı'nın da arasında bulunduğu 4 şüpheli hakkında yürüttüğü FETÖ soruşturmasında ilginç bağlantılara ulaşıldı.

Enver Altaylı'nın cep telefonundan ABD Başkanı Donald Trump'un eski Ulusal Güvenlik Danışmanı General Michael Flynn'e, 15 Temmuz sonrası yazdığı mektup çıktı. Ankara Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianameye göre Enver Altaylı, General Flynn'e, Rusya'nın Türkiye'de büyük bir oyun oynadığını öne sürerek, mektubunda 15 Temmuz için şu yorumu yaptı:

TÜRKİYE'NİN LOBİ FAALİYETLERİNİ YÜRÜTTÜ

Michael Flynn'in bir dönem, Türkiye adına yasa dışı lobi faaliyeti gerçekleştirmekle suçlandı. Flynn, Gülen'in iadesi için lobi faaliyetleri yürütmek üzere Türk hükümeti ile anlaşma yaptı. Ancak bu anlaşmayı Adalet Bakanlığı'na bildirmedi.

MOSKOVA YANLISI SUBAYLAR

“Türk ordusunda 364 general ve amiral vardır. Darbe teşebbüsünde bunların yarıya yakını yer almıştır. Bundan darbeyi onaylıyorum anlamı çıkmasın. Ancak burada bir oyun ve komplo olduğu kanaatindeyim. Erdoğan hükümeti darbeyi dini bir akıma mensup subayların organize ettiği ve bu dini cemaatin arkasında Washington'ın olduğu imajını yerleştirmeye çalışıyor. Ordu içinde Moskova yanlısı subaylar vardır. Bunların büyük çoğunluğu Doğu Perinçek isimli bir eski komünistin kontrolünde. İşin ilginç yanı hayatında tek emeli sol bir darbe yapmak olan Perinçek yandaşı bir tek subay darbede yer almamıştır. Darbeciler arasında Fetullahçı subaylar vardır. Rusya yanlısı olmayan general ve amirallerin büyük çoğunluğu ise iştirak etmiştir. Türk kamuoyunda yaygın imaj şudur: Darbeyi ABD'den talimat alan Fetullahçı subaylar yapmıştır. Kamuoyunda cemaat konusunda öyle bir imaj yaratılmıştır ki, Fetullahçı olmak çok pis bir şeydir. Şimdi ordu içinde bu yafta boynuna asılarak yüzlerce subay tasfiye edilecektir.”

YILDIRIM'IN SÖZLERİ

Mektubunda kalkışma sonrası dönemin Başbakanı Binali Yıldırım'ın sözlerini de değerlendiren Altaylı, “Türkiye Başbakanı, Gülen'i koruyan bütün ülkelerin düşman olduğunu ilan etti. Şu anda Gülen ABD'de olduğuna göre, Türkiye Başbakanına göre ABD de düşman” diyor. Altaylı, savcılık ifadesinde ise Flynn ile görüştüğünü ve iki Türk bakan ile de temas kurdurarak, FETÖ aleyhinde açıklama yapmasını sağladığını öne sürdü.

FETO KAÇIRILACAKTI

Altaylı savcılık ifadesinde ise General Flynn ile görüştüğünü ve bu sayede FETÖ aleyhinde beyanat vermesini sağladığını öne sürdü. Altaylı ifadesinde şunları söyledi: “THY Yönetim Kurulu Başkanı İlker Tuğcu (Aycı) ile Zürih'te görüştüm. O da bakanlarla görüştü ve bakanlar ABD'ye geldi. Flynn, FETÖ'nün iade edilmesine ya da Amerika'dan çıkarılmasını söyledi. ‘Bu adam İŞİD gibidir, bu ülkede yeri olamaz' diye beyanat verdi. 2 bakan, General Flynn ile sabah kahvaltısı yaptı. Flynn, Gülen'in ABD'den Türkiye tarafına kaçırılmasına yardımcı olacağını dahi söyledi. Bu konu basına intikal edince Flynn istifa etti. ABD'li bakana bu konuşmayı ben yaptırdım.'' (Sözcü)