https://www.finansgundem.com/haber/15-temmuz-sehitlerine-ithaf-sayenizde/1586192
17 Temmuz 2021 Cumartesi
15 Temmuz 2021 Perşembe
İstanbul’un en uzun ve en karanlık gecesi: 15 Temmuz...
Darbecilerin başkentle birlikte en kanlı planlarını uygulamaya koyduğu şehir kuşkusuz İstanbul’du... Köprüleri tuttular, Taksim Meydanı’na çıktılar, televizyon ve gazete binalarına girip havalimanlarını kuşattılar. Yaşlı, çocuk demeden sivilleri acımasızca taradılar. Ancak megakent hainlere tüm hücreleriyle direndi. Medya, halk, polis, asker el ele verip tarihi bir direniş sergiledi...
15 Temmuz gecesi İstanbul’da anlam verilemeyen askeri hareketliliğin, kulaktan kulağa yayılan ‘darbe’ fısıltılarının ilk kaynağı tek yönlü trafiğe kapatılan Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet Köprüleriydi...
DÜĞMEYE KÖPRÜLERLE BASTILAR
Köprülerdeki hareketliliğin düğmesine saat 20.00’de basılmıştı. Kuleli Askeri Lisesi’nden çıkan silahlı iki grup Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet Köprülerine bir grup da Kandilli-Beykoz istikametine gitti. Boğaziçi Köprüsü’ndeki darbeciler karşılarında halkı buldu. O gece köprüde darbecilere geçit vermeyen ve sabah teslim olmalarını sağlayan Erol Olçok ile 16 yaşındaki oğlu Abdullah Tayyip’in de arasında olduğu 34 kahraman vatan evladı şehit oldu, 318 kişi de yaralandı.
ÇENGELKÖY’DE ÇATIŞMA
İstanbul Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan, polise bulundukları noktaları terk etmemeleri, darbecilere direnmeleri için telsiz emri geçince Çengelköy Polis Merkezi’ndeki polisler, araçlarla tahkimat yaptılar. Kısa süre sonra darbeciler polis merkezine ve sivillere ateş açtı. Çengelköy’deki çatışmada gazeteci Mustafa Cambaz, Kader Sivri, Burak Cantürk, Fatih Dalgıç, Gökhan Esen, Halil Kantarcı ve Osman Yılmaz şehit oldu, 62 kişi yaralandı.
Bayrampaşa’daki Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü önündeki çatışmada ise Ümit Yolcu şehit olurken, 16 kişi yaralandı. Vatan Caddesi’ndeki Emniyet Müdürlüğü’ne yönelik saldırı da polisin ve halkın direnişi karşısında başarılı olamadı. Darbeci askerler, vatandaşların da desteğiyle gözaltına alındı. Tanklardan birinden darbeci askerlerle birlikte hareket eden emniyet amiri Mithat Aynacı da çıktı.
İSTANBUL’UN ‘GÖZ’Ü İŞGAL EDİLDİ
Darbeciler, saat 21.15’te 3 bine yakın kamera ile İstanbul’un birçok noktasını kayıt altına alan İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Afet Koordinasyon Merkezi’ni (AKOM) işgal etti. Hainler, bilgisayarların ve elektronik eşyanın fişlerini çekti, sunucu odalarına girerek sistemi engellemeye, kamera ve ekranları devre dışı bırakmaya çalıştı. Vatandaşların bina çevresinde toplanması üzerine kapılarda barikat kurdular. Çevreden ayrılmamak için direnen halka ateş açtılar. 6 kişi yaralandı. Acıbadem’deki Türk Telekom Hizmet Binası’nın önüne de saat 22.30 civarında gelen bir darbeci birlik, giriş-çıkışı durdurdu. Türk Telekom binası civarında toplanmaya başlayan vatandaşların üzerine ateş açıldı. 5 kişi şehit düştü, 18 kişi yaralandı. Darbeciler teslim oldu.
Maltepe 2. Zırhlı Tugay Komutanlığı’ndan 8 zırhlıyla çıkan darbeciler 23.30 sıralarında Sabiha Gökçen Havalimanı’na ulaştı. Halk burada da toplanmaya başlamıştı. Zırhlı araçların bir kısmı bariyerleri aşarak karşı şeride ilerledi. Polis, havalimanı nizamiyesine 100 metre kala zırhlı araçları durdurdu. Vatandaşlar, darbecilere müdahale etti. Darbeci askerler 03.00 sıralarında yakalandı.
TANKLAR ATATÜRK HAVALİMANI’NDA
Atatürk Havalimanı’na tanklarla gelen darbeciler saat 22.15 itibariyle giriş-çıkışları kapattı, tüm yurtiçi ve dışı uçuşları durdurdu. F-16 savaş jetleri ile havalimanı üzerinde alçak uçuş yapılarak yolcu uçaklarının iniş-kalkışları engellendi. Askerler, havalimanına akın eden binlerce kişinin üzerine ateş etti. 17 yaşındaki Mahir Ayabak şehit düştü. Onlarca kişi yaralandı. Halkın direnişi karşısında askerler havalimanını terk etmek zorunda kaldı. Darbecilerin bir diğer hedefi de Saraçhane’deki İBB binasıydı. Kendilerine engel olmaya çalışan halka hedef gözeterek ateş açan hainler 14 kişiyi şehit etti. Şehitler arasında Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ın ağabeyi, Yıldız Teknik Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. İlhan Varank da vardı.
TAKSİM KONTROL ALTINDA
Hasdal Kışlası’ndan bir grup darbeci asker Taksim Meydanı’nda anıt ve çevresini, daha sonra meydana çıkan yolları kontrol altına aldı. Vatandaşlar Taksim Meydanı’nda toplanmaya başlayınca, darbeciler yetersiz kaldı. Anıt çevresinde sıkışan darbecilere destek için Hasdal’dan da asker sevk edilmek istendi. Ama vatandaşların yolları kapatması nedeniyle asker sevkiyatı başarısız oldu. Darbeciler, Taksim’de 39 kişiyi yaraladı.
TRT BİNALARINA GİRDİLER
Kara Harp Akademisi’nde yapılan toplantıda görevlendirilen bir grup darbeci asker, saat 21.00-21.30 sıralarında silahlı ve tam teçhizatlı olarak yola çıktı, 22.30’a doğru TRT Ulus Yerleşkesi’ni, “Terör tehdidi var” diyerek boşalttı. TRT’nin bahçesine 10 kadar asker, helikopterle indi. Bu arada dışarıda vatandaşlar toplanmaya başladı. Darbeci albay Hüseyin Ergezen’in de aralarında bulunduğu 5 kişi buradan temin ettikleri sivil kıyafetleri giyerek 06.00 sıralarında kaçtı. Diğer darbeci askerler 07.45’te polis ekiplerine teslim oldu.
Harbiye’deki TRT binasına gelen darbeciler de vatandaşların tepki göstermesi üzerine önce havaya, kimse dağılmayınca insanların üzerine ateş açtı. Fahrettin Yavuz ve Murat Demirci ve Faslı Jaouad Merroune şehit düştü. 48 kişi yaralandı. Hainler, darbe girişiminin başarısız olduğunu anlayınca teslim oldu. Vodafone Arena Stadı’na helikopterle inen darbeci 43 asker ve 3 sivil teknik personel de gecenin sonunda teslim olmak zorunda kaldı.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın CNN Türk’e FaceTime üzerinden bağlanarak halkı sokağa davet etmesi üzerine darbecilerin WhatsApp grubunda, “Bu TV’lerin susturulması gerekiyor” paylaşımı yapıldı. Helikoptere binen 14 darbeci, 03.10 sıralarında Hürriyet ve CNN Türk’ün bahçesindeki açık otoparka indi. Darbecilerden bir grup Hürriyet, diğer grup da CNN Türk binasına girdi. Bağcılar Emniyet Müdürlüğü’nden polislerle darbe girişimini engellemek isteyen vatandaşlar da Hürriyet ve CNN Türk binasına gelmeye başladı. Darbeci askerlerle polis arasında çatışma çıktı.
Polisin yoğun atışı ve gaz bombası kullanması nedeniyle darbeci askerler bina içine kaçtı. Polisler, askerleri bina içinde aramaya başladı. “Teslim olun” çağrısına uymayan bir darbeci, ayağından vuruldu. Diğerleri de polis memurlarınca teslim alındı.
Fatma AKSU / Hürriyet
Cumhurbaşkanı, Gazi Meclis'te
TBMM'de 15 Temmuz Şehitlerini Anma Programı'nda konuşma yapan Erdoğan, 'Hiç kimsenin, özellikle bu güzide çatı altında (Meclis) görev yapanların 15 Temmuz gecesi milletin verdiği bu şanlı mücadeleyi önemsizleştirmeye hakkı yoktur.' dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz şehitlerinin, Bedir'den Çanakkale’ye, İstiklal Harbi’nden Kıbrıs Barış Harekatı’na, terörle mücadeleden yurtdışı operasyonlarına, bütün bunlarla birlikte batıla, zalime ve küfre karşı yürütülen hak mücadelesinin günümüzdeki temsilcileri olduğunu söyledi.
15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü kapsamında TBMM’deki 15 Temmuz Şehitler Anıtı’nda düzenlenen anma töreninde konuşan Erdoğan, sözlerine ülkenin bekası, milletin istiklali uğruna can veren kahraman şehitlere Allah’tan rahmet niyaz ederek başladı.
Vatan ve millet için mücadele ederken gazilik mertebesine erişmiş tüm gazilere sağlıklı, uzun ömürler dileyen Erdoğan, "Özgürlüğüne, ezanına, bayrağına, vatanına, devletine, geleceğine sahip çıkan milletimin tüm fertlerine şahsım, milletim adına şükranlarımı sunuyorum." dedi.
"Merhum Abdurrahim Karakoç’un adeta 15 Temmuz kıyamını anlatan şu muhteşem mısralarıyla şehitlerimizi buradan selamlamak istiyorum." diyen Erdoğan, şiirin "Gergin uykulardan, kör gecelerden, bir sabah gelecek kardan aydınlık. Sonra düğüm düğüm bilmecelerden, bir sabah gelecek kardan aydınlık. Vurulup ömrünün ilkbaharında, kanından çiçekler açar yanında, cümle şehitlerin omuzlarında, bir sabah gelecek kardan aydınlık." dizelerini okudu.
Fedakarlıklarıyla o karanlık geceyi millet ve demokrasi için kardan aydınlık bir sabaha kavuşturan yiğitlerin hakkının asla ödenemeyeceğini dile getiren Erdoğan, "O gece çıplak elleriyle tankları durduran, ölüm kusan silahlara meydan okuyan cesaret abidelerinin hakkını ödeyemeyiz. O gece yurdu yaşatmak için can veren ama canından aziz bildiği vatanından vazgeçmeyen kahramanların haklarını ödeyemeyiz." diye konuştu.
15 Temmuz şehitlerinin, Bedir'den Çanakkale’ye, İstiklal Harbi’nden Kıbrıs Barış Harekatı’na, terörle mücadeleden yurtdışı operasyonlarına, bütün bunlarla birlikte batıla, zalime ve küfre karşı yürütülen hak mücadelesinin günümüzdeki temsilcileri olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Onlar tarihiyle büyük, değerleriyle büyük, vicdanı, merhameti, adaletiyle büyük bir milletin gözbebekleridir. Her kim bunu gölgelemeye çalışıyorsa ülkesine, milletine, hepsinden önemlisi o gece kanlarıyla destan yazan aziz şehitlerimize ihanet ediyor demektir." değerlendirmesinde bulundu.
"BU ÜLKENİN SAHİBİ..."
Erdoğan şöyle devam etti:
"Biz şehitleriyle yaşayan, şühedanın ölmediğine inanan, diri olduklarına iman eden bir dinin müntesipleriyiz. Biz İstiklal Marşı’nda dahi şehitliği arzulayan, şehitliği yücelten şühedanın emanetini evlatlarına hatırlatan bir milletiz. Her karışında bir yiğidin yattığı bu güzel ülkenin asıl sahibi, şehitler ve gazilerin başını çektiği kahramanlardır. Bu ülkenin sahibi 'Canı, cananı, bütün varımı alsın da Hüda, etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda' diyen vatan aşıklardır. Bu ülkenin sahibi eve erzak almaya değil, 'devletimize sahip çıkmaya geldik' ya Batuhanlardır. Bu ülkenin sahibi, ömrünün baharından gök ekin gibi toprağa düşen Abdullah Tayyip’tir. Daha 15 yaşındayken şehadet şerbeti içen Halil İbrahim Yıldırım’dır. Bu ülkenin sahibi, bir yıllık hasadını, çocuklarının rızkını, gözünü kırpmadan feda eden Kahramankazanlı çiftçilerimizdir. Bu ülkenin sahibi, yüreklerinde iman, ellerinde bayraklarla hainlere meydanları dar eden cesur kadınlardır. Günde beş vakit ezanlarımız eğer gökyüzünü süslüyorsa, minarelerimizden 'Allah-u Ekber' nidaları eksik olmuyorsa, bağımsızlığımızın timsali al bayrağımız 780 bin kilometrekarenin her karışında gururla dalgalanıyorsa, bu millet geleceğine umut ve güvenle bakabiliyorsa, Türkiye hedefleri ve idealleri doğrultusunda kararlılıkla ilerliyorsa, bunların hepsinin gerisinde ölümü öldüren kahramanların canı, kanı, gayreti, fedakarlığı vardır."
Hiç kimsenin, özellikle Meclis çatısı altında görev yapanların, 15 Temmuz gecesi milletin verdiği şanlı mücadeleyi önemsizleştirmeye hakkı olmadığına işaret eden Erdoğan, şunları kaydetti:
"15 Temmuz, milletin, milli iradenin, demokrasiye gönül verenlerin zaferidir. 15 Temmuz hakkın batıla, adaletin zulme, istiklalin istiskale galip gelmesinin adıdır. Milletimiz 15 Temmuz’daki direnişi ile hem bir darbe girişimini püskürtmüş hem de ülkemizi teslim almayı hedefleyen bir işgal teşebbüsünü engellemiştir. Genci yaşlısıyla bu millet Türkiye’nin geçilmez olduğunu tüm dünyaya bir kez daha göstermiştir. Türk milleti sokakta istiklalini korurken milletin vekilleri de bu yüce çatı altında demokrasiye, milli iradeye sımsıkı sahip çıkmıştır. Milletvekillerimiz, Gazi Meclisin şanına yaraşır bir şekilde, tepelerine atılan bombaları rağmen, halkın emanetini yere düşürmemiştir. Bu vesileyle o gece engelleri aşarak, tankların çevresinden dolanarak, namluların ucundan yürüyerek TBMM’ye gelen ve milletin vekili olmanın sorumluluğunu bihakkın yerine getiren herkese şahsım, milletim ve ülkem adına şükranlarımı sunuyorum. Tarih, 15 Temmuz gecesi yaşanan diğer kahramanlıklar gibi Gazi Meclisimizin çatısı altında sergilenen bu dayanışmayı da altın harflerle yazacaktır. Nasıl İstiklal Harbi'mizi sevk ve idare eden Büyük Millet Meclisimizin üyeleri aradan geçen bir asra rağmen halen hayırla yad ediliyorsa, yeni Türkiye’nin istikbal mücadelesinin önderleri de inşallah hep şükran ve minnetle anılacaktır."
Erdoğan, TBMM'de düzenlenen 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Anma Töreni'nde yaptığı konuşmada, şehitlerin uğruna canlarını feda ettikleri kutlu emanete halel getirmemenin, kendilerinin en önemli görevi olduğunu vurguladı.
40 yılı aşan siyasi hayatının hiçbir döneminde şehitlerin ruhlarını muazzep edecek hiçbir adım atmadıklarını dile getiren Erdoğan, özünde rekabet bulunan siyaseti, ülkenin ve milletin hayrına olan işlerde yarışmak olarak gördüklerini anlattı.
Hizmet üretirken, mücadele ederken, içeride ve dışarıda milletin hakkını savunurken 84 milyonun tamamını kucaklamaya çalıştıklarını ifade eden Erdoğan, "Vatanımızın bekası, milletimizin birlik ve dirliği, Türkiye'nin topyekun refah ve huzurundan başka hiçbir hedef peşinde koşmadık. Bugün de aynı hassasiyetle çalışıyor, önceliği millet ve memleket olan herkesle, Türkiye ortak paydasında buluşmaya gayret ediyoruz." diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin, özellikle Türk siyasetinin 84 milyonu ilgilendiren meselelerde milli mutabakat ruhuyla hareket etmesi gerektiğine olan inancını dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Siyasi partilerimiz, fikirlerimiz, hayata bakış açılarımız farklı olsa da hepimiz aynı vatanın, aynı toprağın, aynı iklimin insanlarıyız. Kökenlerimiz, görüşlerimiz ayrı olsa da hepimiz binlerce yıllık ortak bir mazinin, inşallah kıyamete kadar sürecek ortak bir geleceğin sahipleriyiz. Rengini, şehitlerimizin kanından alan ay-yıldızlı al bayrağımız bağımsızlığımızın timsalidir. Her gün 5 defa semaya yükselen ezanlarımız, birlik ve beraberliğimizin remzidir. Bu sene kabul edilişinin 100. yıl dönümünü kutladığımız İstiklal Marşı 84 milyonun ortak hissiyatının sembolüdür. Bugün 5. seneyidevriyesini idrak ettiğimiz 15 Temmuz destanı hepimizin ortak gurur kaynağıdır. Türk'üyle, Kürt'üyle, Çerkez'iyle, Alevi'siyle ve Sünni'siyle, hasılı tüm renkleri ve farklılıklarıyla Türkiye, 84 milyonun tamamının ortak yurdu, ortak yuvasıdır."
"RABBİM BİRLİĞİMİZİ, BERABERLİĞİMİZİ, KARDEŞLİĞİMİZİ DAİM EYLESİN"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 1,5 yıldır tüm dünyayla birlikte Türkiye'yi de etkileyen yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının, millet olarak kaderin de kederin de aynı olduğunu gösterdiğine işaret ederek, "Yine bu salgın, tıpkı 15 Temmuz gecesinde olduğu gibi varlığımıza yönelik tehditleri ancak kenetlenmeyle aşabileceğimizi bizlere tekrar hatırlatmıştır." diye konuştu.
Yeni anayasa başta olmak üzere, Türkiye'nin demokrasisini güçlendirecek, refahını artıracak, itibarını yükseltecek, toplumsal barışını perçinleyecek tüm milli meselelerde siyaset kurumunun gereken uzlaşma kültürünü yaşatması gerektiğini belirten Erdoğan, "Türk demokrasisinin bir daha böyle menfur saldırılara maruz kalmaması için sorumluluk sahiplerinin, özellikle sorumluluk duygusuyla hareket etmesi büyük önem arz ediyor. Cumhuriyetimizin 100. yılını kutlayacağımız 2023'e, eski Türkiye'nin alışkanlıkları ve kamburlarıyla değil, inşallah yeni Türkiye'nin vizyonu ve heyecanıyla girmek istiyoruz. Siyaset kurumunun bunu başarabilecek olgunluğa, dirayete ve basirete sahip olduğuna inanıyorum. 84 milyonun her bir ferdinin de bizimle aynı inancı, aynı hissiyatı paylaştığını düşünüyorum. Rabbim birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi daim eylesin." değerlendirmesinde bulundu.
RİZE'DEKİ SEL FELAKETİ
Erdoğan, dün Rize'de meydana gelen felaket nedeniyle birçok kişinin yaşamını yitirdiğini anımsatarak, "Allah rahmet eylesin. Bu felaket neticesinde kaybolanlar var. Şu anda 3 bakanımız orada. Valimiz ve tüm görevliler arama-tarama çalışmalarını devam ettiriyorlar. Rabbim bizlere bu tür felaketleri yaşatmasın diye niyazım var." ifadelerini kullandı.
15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü'nün Türkiye, millet ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını temenni eden Erdoğan, aziz şehitlere Allah'tan rahmet, şehit yakınlarına başsağlığı, gazilere sağlık ve afiyet niyaz ettiğini söyledi. Erdoğan, "(Türkiye geçilmez) diyerek, istiklaline ve istikbaline sahip çıkan milletimin her bir ferdine şükranlarımı sunuyorum." şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, törendeki konuşmasının ardından AK Parti Kocaeli Milletvekili Radiye Sezer Katırcıoğlu'nun, asker kıyafeti giyen 5 yaşındaki torunu Mehmet Deniz'i sevdi, Deniz'e oyuncak yarış arabası hediye etti.
TBMM BAŞKANI ŞENTOP: TÜRKİYE'YE SUİKAST MANASI TAŞIR
12.30: Törende konuşma yapan TBMM Başkanı Mustafa Şentop önemli mesajlar verdi. Şentop açıklamasında şunları söyledi;
Ülkemizde gerçekleşen her askeri darbenin asıl sebebi, Türkiye’nin bağımsız politikalar geliştirecek güce erişmesini engellemektir. Türkiye'nin adli, askeri ve mülki bürokrasisine sızmış FETÖ aparatı yerinden söküldükçe Türkiye milli hedeflerine doğru daha emin ve kararlı adımlar atmaya başlamıştır.
Bu mücadeleyi zayıflatmak, itibarsızlaştırmak ve hafifletmek, esasen Türkiye’ye suikast manası taşır. Türkiye'deki darbecilerin ve destekçilerinin ayırt edici vasfı, hiçbir bakımdan milli olmamalarıdır. Bu darbe girişimi Türkiye’ye yönelik dış destekli bir işgal hareketidi.
12.20: Törende saygı duruşunun ardından, Kur'an-ı Kerim tilavetine geçildi. Kur'an- Kerim tilaveti sonrası dua edildi.
12.15: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz hain darbe girişiminin 5'inci yıl dönümü programı kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne geldi. Erdoğan, burada askeri törenle karşılandı. Askeri törenle karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilk bombanın atıldığı anıta karanfil bıraktı
Çavuşoğlu'ndan FETÖ uyarısı
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, FETÖ'nün faaliyetlerini sürdürdüğü ülkelere, "Sizlerin milli güvenliği, çocuklarınızın geleceği için hainlerden yol yakınken ayrılın ve bunlardan kurtulun. Yarın çok geç olabilir" çağrısında bulundu.
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, resmi temaslarda bulunmak için gittiği Özbekistan'da, Türkiye'nin Taşkent Büyükelçiliği'nde düzenlenen 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü etkinliğinde konuştu.
Türkiye'nin devletten hainleri temizledikçe daha da güçlendiğini kaydeden Çavuşoğlu, "Darbeye darbe yapan bir milletin mensupları olmaktan gurur duyuyoruz. Hainleri devletimizden temizledikçe güçlendik. Bugün Türkiye daha güçlüdür, daha bağımsızdır" dedi.
"FETÖ'yle dünyanın her köşesinde mücadele ediyoruz"
Darbe girişiminden bir buçuk ay sonra Silahlı Kuvvetler'in Fırat Kalkanı Operasyonu'nu düzenlediğini hatırlatan Çavuşoğlu, "Bakanlığımızda da aynısı yaşandı. Hainler gitti, daha da güçlendik. FETÖ'yle dünyanın her köşesinde mücadele ediyoruz, etmeye devam edeceğiz. FETÖ iltisaklı okulların faaliyetlerini 42 ülkede sonlandırdık. Birçok ülkeden çok sayıda FETÖ mensubunun sınır dışı edilmesini sağladık. Bu mücadeleyi hep birlikte, kararlılıkla sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.
Çavuşoğlu, FETÖ'nün faaliyetlerini sürdürdüğü ülkelere yaptığı çağrısını yineleyerek şunları kaydetti:
"Buradan herkese yaptığımız çağrıyı tekrar etmek istiyorum. Bu sinsi terör örgütü bugün bize, yarın size saldıracak. Bizde nasıl gençlerin beyinlerini yıkadılarsa sizin gençlerinizin de beyinlerini aynı şekilde yıkıyorlar. Kendi milli güvenliğimiz, sizlerin milli güvenliği için, çocuklarınızın geleceği için hainlerden yol yakınken ayrılın ve bunlardan kurtulun. Yarın çok geç olabilir. Maalesef bazı kardeş ülkelerde bunun çok genç olduğunu görüyoruz."
Özbekistan yönetimine örgüte karşı aldığı tedbirler için teşekkür eden Çavuşoğlu, Türkiye'nin birçok terör örgütüyle aynı anda mücadele ettiğini de vurguladı.
"Birliğimizi koruduğumuz müddetçe yolumuz da bahtımız da açık olacaktır"
Türkiye'nin Suriye, Libya, Doğu Akdeniz ve Güney Kafkasya'da hem sahada hem masada daha güçlü olduğuna dikkati çekerek, "Nasıl ki terörle mücadeleye kararlılıkla devam ediyorsak Türkiye'nin dünyadaki yerini yükseltmek için de aynı kararlılıkla hep birlikte çalışıyoruz" diye konuştu.
Çavuşoğlu, yurt dışında yaşayan yaklaşık 7 milyon Türk'ün kendisini bağımsız, özgür ve güçlü bir Türkiye'nin vatandaşı olarak hissetmesinin büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirterek, "İçeride ve dışarıda birliğimizi koruduğumuz müddetçe yolumuz da bahtımız da açık olacaktır. İstiklal şairimiz Mehmet Akif'in de söylediği gibi 'Girmeden tefrika bir millete düşman giremez, toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez.' Bu sözün doğruluğunu 15 Temmuz gecesi tanklara, helikopterlere, savaş uçaklarına göğsünü siper eden milletimiz dünyaya gösterdi" ifadelerini kullandı.
Şehitlere rahmet, gazilere ise minnet duygularını ileten Çavuşoğlu, sözlerini, "Bu vatana hizmet de uğrunda şehadet de vazifemizdir" diyerek tamamladı.
15 Temmuz şehitleri New York'ta anıldı
15 Temmuz şehitleri New York'ta bulunan meşhur Times Meydanı'nda anıldı. Dev ekranlardan Türk Bayrağı dalgalandırılırken, 251 şehidin de fotoğrafları yansıtıldı.
New York Manhattan'daki dünyaca ünlü Times Meydanı'nda 15 Temmuz hain darbe girişiminin 5. yıl dönümü anıldı.
Binlerce kişinin olduğu meydanda, Türkiye Geçilmez sloganlarıyla Türk Bayrağı dalgalandırıldı. 15 Temmuz gecesi şehit düşen 251 kişinin de fotoğrafları ekranlara yansıtıldı.
20 saniye süren görüntüler, Times Meydanı'nda 9 saat boyunca her saatte 30 kez yayınlanıyor. Ayrıca gezici araçlar ile de 15 Temmuz anlatılıyor.
15 Temmuz Müzesi açıldı! Cumhurbaşkanı Erdoğan da katıldı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) hain darbe girişiminin özel ses ve görsel efektlerle anlatılacağı 15 Temmuz Demokrasi Müzesi'nin açılışını gerçekleştirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi karşısında inşa edilen müzeye beraberindekilerle yürüyerek geldi. Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş'ın ettiği duanın ardından Erdoğan ve beraberindekiler kurdele keserek açılışını gerçekleştirdikleri müzeyi gezdi.
Açılış törenine, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi üyeleri, siyasi parti temsilcileri, milletvekilleri, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın ile şehit yakınları ve gaziler katıldı.
Erdoğan: Büyük ve güçlü Türkiye'nin inşasına engel olamayacaklar
Erdoğan, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla yaptığı millete sesleniş konuşmasında, "Dün başaramadılar, bugün başaramadılar, yarın da inşallah başaramayacak, büyük ve güçlü Türkiye'nin inşasına engel olamayacaklar" dedi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla millete sesleniş konuşması yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün, devlet ve millet hayatının hem en alçak saldırısının, hem de en şanlı direnişlerinden birinin beşinci yıldönümü. O gece 'Bedr'in aslanları kadar şanlı' mücadeleleri sırasında bir gül bahçesine girer gibi toprağa düşen 251 şehidimize Allah'tan rahmet dileyerek başlamak istiyorum. Her birinin hikayesi ayrı bir destan olan şehitlerimiz, 'gömelim gel seni tarihe' desek sığmayacak kahramanlıklarıyla, bu millete kefen biçenlere hak ettikleri dersi vermişlerdir. Peygamberlikten sonraki en şerefli makama, Rabb'imizin katında en yüksek mertebeye ulaşan şehitlerimize vefa borcumuzu, geride bıraktıkları emanetlerine sahip çıkarak ödemenin gayreti içindeyiz. Erkeği ve kadınıyla, genci ve yaşlısıyla, öğrencisi ve hocasıyla, işvereni ve işçisiyle, memuru ve esnafıyla, velhasıl her yaştan, her meslekten, her kesimden insanıyla, 'bu hayasızca akına gövdelerini siper ederek', sokakları ve meydanları doldurarak, gördükleri her yerde darbecilerin önlerini keserek, yeri geldiğinde önlerine katıp kovalayarak, anadan, yardan, evlattan, serden geçerek verdikleri mücadele sırasında gazilikle şereflenen kardeşlerimize de en kalbi şükranlarımı sunuyorum. Hakk'a tapan milletimizin istiklal aşkı, hür yaşamış bayrağımızın nazlı dalgalanışı, yurdumuzun üzerinde ebediyen inleyecek ezanlarımızın sesi şahidimiz olsun ki; ülkemize ve milletimize yapılan ihaneti asla unutmayacağız. Bu alçaklığın hesabını yakaladığımız, tespit ettiğimiz tüm hainlerden sorduk, sormaya devam edeceğiz. Öteki dünyada da bu iblis yoldaşlarının yakasına yapışacak, ruz-i mahşerde peşlerini bırakmayacağız" dedi.
"YAŞADIĞIMIZ SALDIRILAR, VATANIMIZA SAHİP ÇIKMA MÜCADELEMİZİN SÜRÜP GİDECEĞİNE İŞARET EDİYOR"
Erdoğan, "15 Temmuz 2016 Cuma günü akşam saatlerinde başlayıp ertesi gün milletin ayakları altında çiğnenerek sona eren darbe girişimi, tarihteki yerini bir ibret vesikası olarak aldı. Nesiller boyunca milletimizin her bir ferdi, bu eşi benzeri olmayan ihaneti hatırladıkça, istiklalimize ve istikbalimize daha sıkı sarılacaktır. Ülkemiz, Cumhuriyet tarihi boyunca elbette pek çok darbeye, darbe girişimine, kalkışmaya, terör saldırısına maruz kalmıştır. Ama o gece yaşananlar bize, kendi devletine, kendi halkına, kendi insanına silah doğrultan, masumların kanını döken bu hainlerin nasıl dünyanın en sefil yaratıklarına dönüşebileceğini göstermiştir. Esasen, milletleri millet yapan unsurlardan biri de, tarihlerindeki bu tür acıyla, canla, kanla yoğrulmuş zaferlerdir. Bin yıllık vatanımızın dikensiz gül bahçesi olmadığını, neredeyse her günümüzü mücadeleyle geçirdiğimizi biliyoruz. Dünyanın her ülkesinin ve toplumun gözdesi bir coğrafyayı bin yıldır vatan kılmanın ve vatan olarak tutmanın bedelini ödüyoruz. Yakın çevremizde son 1-2 asırdır yaşananları gördüğümüzde, bu bedelin karşılığını birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi, devletimizi, geleceğimizi kurtarmak olarak aldığımız bir gerçektir. Geride bıraktığımız 8 yılda farklı görünümler altında yaşadığımız saldırılar, vatanımıza sahip çıkma mücadelemizin sürüp gideceğine işaret ediyor. PKK'sından DEAŞ'ına ve FETÖ'süne kadar envai kılıktaki terör örgütleri üzerinden tedavüle sürülen senaryoların amacı; ülkemize diz çöktürmek, milletimizi esir etmek, topraklarımızı yağmalamaktır" diye konuştu.
"BİNLERCE YILLIK GELENEĞİN SON HALKASINI DAHA DA PERÇİNLEDİKLERİNİ FARK EDEMEDİLER"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye'ye karşı içinde bulunduğu her uluslararası platformda sergilenen çifte standart, aynı senaryonun bir diğer boyutu. Binlerce, on binlerce kilometre öteden terörle mücadele bahanesiyle gelip gönül coğrafyamızı kana ve gözyaşına bulayanlar, milyonarca insanın geleceklerini karartanlar, Türkiye'yi aynı akıbete ortak edememenin öfkesi içindedir. Kendi güvenlikleri ve konforları için ülkemizi kalkan olarak kullandıklarını sananlar, aslında bizim büyük bir medeniyet ve tarih mirasına sahip çıktığımızı anlamıyorlar, anlayamıyorlar. Bölgemizde barışı, huzuru, istikrarı, güvenliği sağlamak için gösterdiğimiz gayretler ve yaptığımız fedakârlıklar, esasen büyük ve güçlü Türkiye'nin inşası yolunda giderek güçlenen uyanışın ayak sesleridir. Gezi olaylarıyla sosyal çatlaklar oluşturmaya çalışanlar, aslında milletin bünyesine birlik ve beraberlik aşısı yaptıklarını göremediler. Darbe girişimleriyle millet iradesini ortadan kaldırmak suretiyle devletimize el koymak isteyenler, binlerce yıllık geleneğin son halkasını daha da perçinlediklerini fark edemediler. Terör örgütlerini kullanarak topraklarımızı tehdit edenler, bu yaptıklarıyla aslında kardeşliğimizi pekiştirdiklerini anlayamadılar. Doğudan batıya, kuzeyden güneye her istikamette, ülkemizi derin tarihi ve kültürel ilişkilere sahip olduğu coğrafyalardan koparmaya kalkanlar, çok daha sağlam gönül bağları kurmamıza vesile olduklarının farkına varamadılar. Bizim sadece ve sadece, tüm insanlık adına dile getirdiğimiz hak ve adalet taleplerini kendilerininki gibi siyasi riyakârlık olarak görenler, mazlumların sesi, soluğu, umudu haline gelmemizin sırrını kavrayamadılar. Tıpkı 15 Temmuz gecesi milletimizin, nasıl olup da dünyanın en modern savaş araçlarını çıplak elleriyle durdurduğunu anlayamadıkları gibi, ülkemizin diğer hususlardaki duruşunun sebebini de çözemediler. Halbuki biz sadece kendimiz için ne istiyorsak, tüm coğrafyamız için, tüm dostlarımız için, tüm insanlık için de aynısını istiyoruz. Bunu, başka niyetlerimizi gizlemek için değil, samimiyetle yaptığımız için de gittiğimiz her yerde hüsnü kabul görüyor, el üstünde tutuluyoruz. Dün Suriye'de bunu yaptık, Libya'da bunu yaptık, Karabağ'da bunu yaptık. Yarın da inşallah Afganistan'da ve başka yerlerde aynı ihlaslı ve hakkaniyetli duruşla kardeşlerimizin yanında olacağız" dedi.
"RABBİM BİZLERİ BİR DAHA 15 TEMMUZ GİBİ İHANETLERLE İMTİHAN ETMESİN DİYORUZ"
Erdoğan, "15 Temmuz sadece ülkemizde kendi istiklalimize ve istikbalimize sahip çıkmanın değil, aynı zamanda işte bu büyük vizyonun da sembolüdür. Tabii her husus gibi bu gerçek de, görmek isteyen gözler, duymak isteyen kulaklar, konuşmak isteyen diller, kavramak isteyen zihinler, sevinçle çarpmak isteyen kalpler, umutla dolmak isteyen gönüller için geçerlidir. Hamdolsun milletimiz bizi anlıyor, bize istikamet gösteriyor, bizimle birlikte yürüyor. İşte bunun için ülkemizi esir almaya çalışan müstevlilere bir asır önce olduğu gibi 'Türkiye geçilmez' diyoruz. İşte bunun için milletimize karşı sinsi niyetler besleyen muhterislere 'başaramayacaksınız' diyoruz. Dün başaramadılar, bugün başaramadılar, yarın da inşallah başaramayacak, büyük ve güçlü Türkiye'nin inşasına engel olamayacaklar. Varsın, kim kiminle yürürse yürüsün. Bizim yoldaşımız milletimizdir. Bizim yoldaşımız, Malazgirt'ten İstanbul'un fethine, Çanakkale'den İstiklal Harbine, Kıbrıs çıkarmasından 15 Temmuz'a tüm şehitlerimizdir. Bizim yoldaşımız, her biri dünyaya bedel mücadele azmiyle dolu gazilerimizdir. Bizim yoldaşımız, aksakallı dedelerimizin, beyaz tülbentli ninelerimizin gözyaşları içinde ettikleri dualarıdır. Bizim yoldaşımız, dünyanın dört bir yanında kalbini ve gözlerini bize dikmiş mazlumların umutlarıdır. Bizim yoldaşımız, kendileri ve ülkeleri için kalpleri kıpır kıpır heyecan dolu, proje dolu, istikametlerini 2053'e çevirmiş gençlerimizdir, çocuklarımızdır. Gerisi laf-ı güzaftır. Hani Arşimet, 'bana bir kaldıraç verin dünyayı yerinden oynatayım' diyor ya… Biz de diyoruz ki, işte bu büyük milletle dünyayı da yerinden oynatırız, cihana da hükmederiz, evrene de sesimizi duyururuz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun. Rabbim bizleri bir daha 15 Temmuz gibi ihanetlerle imtihan etmesin diyoruz. Rabbim ülkemizi ve milletimizi muhafaza eylesin diyoruz. Rabbim her işimizi kolay kılsın, her gayretimizi hedefine ulaştırsın diyoruz" şeklide konuştu.
Erdoğan, "Bu düşüncelerle sözlerime son verirken Salı günü vasıl olacağımız Kurban Bayramınızı şimdiden tebrik ediyorum. Rabbim'den, bu mübarek günler hürmetine milletimizi, Müslümanları ve tüm insanlığı felaha kavuşturmasını diliyorum" ifadelerini kullandı.
Kaynak:
https://www.borsagundem.com/haber/erdogan-buyuk-ve-guclu-turkiyenin-insasina-engel-olamayacaklar/1586411
Bayraktar AKINCI 15 Temmuz anısına havalandı
Bayraktar AKINCI'nın 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü anısına gökyüzüne "15" yazıp, hilal çizdi
Baykar'ın Twitter hesabından yapılan paylaşımda, "Bayraktar AKINCI S-1 15 Temmuz Saygı Uçuşu'nu tamamladı! #TürkiyeGeçilmez" ifadelerine yer verildi. Bayraktar AKINCI S-1, Çanakkale Saros Körfezi'nde yaptığı uçuşta 15 Temmuz anısına gökyüzüne "15" yazdı ve hilal çizdi.
Baykar Teknik Müdürü Selçuk Bayraktar, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, "Bayraktar AKINCI S-1, Çanakkale Saros Körfezi'nde yaptığı eğitim uçuşunda 15 Temmuz anısına gökyüzüne 15 yazacak ve hilal çizecek. Tüm şehit ve gazilerimize rahmet ve saygıyla... #TürkiyeGeçilmez" bilgisini vermişti.
Baykar tarafından yerli ve milli imkanlarla geliştirilen Bayraktar AKINCI TİHA (Taarruzi İnsansız Hava Aracı), geçen hafta gökyüzünde 38 bin 39 feet (11 bin 594 metre) yüksekliğe çıkarak ve 25 saat 46 dakika havada kalarak, Türk havacılık tarihinin irtifa rekorunu kırmıştı.
Washington Post'a tam sayfa 15 Temmuz ilanı
ABD'deki Türk toplumunun verdiği ilanda, Washington yönetimine hitaben "FETÖ mensuplarını iade edin ve Türk demokrasisinin yanında durun. Terörle mücadelede dayanışmanızı gösterin" ifadesi kullanıldı
ABD'deki Türk toplumu, Washington Post gazetesine 15 Temmuz başarısız darbe girişiminde şehit edilenlerin isimlerinin yer aldığı ve ABD yönetimine, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) elebaşını Türkiye'ye iade talebinde bulunulduğu ilan verdi.
"Demokrasinin Zaferi" başlığını taşıyan ilanda 15 Temmuz FETÖ darbe girişiminde şehit düşen 251 kişinin isimleri yer aldı.
İlanda 15 Temmuz gecesi Türk Silahlı Kuvvetleri'ne sızmış bir grup FETÖ teröristinin demokratik olarak seçilmiş hükümeti devirmek için Türk halkına silah çektiği ifade edildi.
"Geç gelen adalet, adalet değildir." ifadesinin yer aldığı ilanda, ABD yönetimine, "FETÖ mensuplarını iade edin ve Türk demokrasisinin yanında durun. Terörle mücadelede dayanışmanızı gösterin." çağrısı yapıldı.
14 Temmuz 2021 Çarşamba
15 Temmuz selası - 15.07.2021
15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nün 5. sene dönümünde Türkiye’deki 90 bin caminin tümünde eş zamanlı olarak selalar okunacak.
15 Temmuz 2016 tarihinde hain darbe girişiminin milletin iradesi ve cesaretiyle hezimete uğradığı günün 5. yıl dönümü tüm yurtta selalar ile anılacak.
Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayınlanan duyuruda 81 ile eş zamanlı sela okunacağı bilgisine yer verildi.
Diyanet İşleri Başkanlığı yayımladığı 15 Temmuz genelgesinde konuya açıklık getirdi.
15 Temmuz 2021 Perşembe gününü 16 Temmuz 2021 Cuma gününe bağlayan gece saat 00:13'te Türkiye genelindeki camilerin hepsinde eş zamanlı olarak selalar okunacak.
Genelgeye göre, 15 Temmuz etkinlikleri çerçevesinde camilerde vatandaşların katılımıyla "Şehitlerimiz İçin Kur'an Okuyoruz" etkinliği yapılacak. Bu kapsamda 15 Temmuz 2021 tarihine kadar bütün cami ve Kur'an kurslarında hatimler okunacak.
15 Temmuz 2021 Perşembe günü öğle namazı öncesi tüm il ve ilçe merkez camilerinde, şehitlerin ruhlarına ithafen "Kur'an-ı Kerim Ziyafeti" programları yapılacak. Ankara'da ise aynı saatlerde Beştepe Millet Camii'nde şehitler için "Kur'an-ı Kerim Ziyafeti ve Mevlit Programı" düzenlenecek ve bu program Diyanet TV'den canlı yayınlanacak.
--
15 Temmuz'un yıldönümünde minarelerden sela sesleri



















